5 Nisan 2013 Cuma

Endoplasmic Retikul...


“Siyah beyaz tuşlarında piyanomun, seni çalıyorum şimdi” diye başlardı Özdemir Asaf’ın şiiri… Aslında hep aynı kişiye doğru içeriden bir yerden çıkan seslerdi piyanoyu ve odayı renklendiren. O hiç gelmemiş kişi, merak edilen,inatla beklenen…





Peki, ya bir gün aniden gelirse?

Elin ayağına dolanır bir yandan , diğer yandan huzurun ötesini hissedersin içinde…
Bir yandan delicesine konuşmak istersin, diğer yandan susmak…
Hem koşmak istersin, hem durmak…
Aynı anda hem gülüp hem de ağlamak…
Tatlı acı sosun çekiciliği gibi…
Dalgalı denizde zıplayıp çocuksu oyunlar oynamak, süt liman denizde yüzmenin verdiği o tatlı his gibi…
Çok şey bilip, hiç birşey bilmemek gibi…
Sevmekten korkmamanın zamanı geldiğini haber eder hücrelerindeki endoplasmic reticulum, sen duyamasan da…Hücrelerin bilir..Ruhun bilir…Sana yaşamak kalır…Güle güle yaşa…


SA
6 Nisan 2013
23:14

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder