“Siyah
beyaz tuşlarında piyanomun, seni çalıyorum şimdi” diye başlardı Özdemir Asaf’ın
şiiri… Aslında hep aynı kişiye doğru içeriden bir
yerden çıkan seslerdi piyanoyu ve odayı renklendiren. O hiç gelmemiş kişi,
merak edilen,inatla beklenen…
Peki, ya
bir gün aniden gelirse?
Elin
ayağına dolanır bir yandan , diğer yandan huzurun ötesini hissedersin içinde…
Bir
yandan delicesine konuşmak istersin, diğer yandan susmak…
Hem
koşmak istersin, hem durmak…
Aynı anda
hem gülüp hem de ağlamak…
Tatlı acı
sosun çekiciliği gibi…
Dalgalı
denizde zıplayıp çocuksu oyunlar oynamak, süt liman denizde yüzmenin verdiği o
tatlı his gibi…
Çok şey
bilip, hiç birşey bilmemek gibi…
Sevmekten
korkmamanın zamanı geldiğini haber eder hücrelerindeki endoplasmic reticulum,
sen duyamasan da…Hücrelerin bilir..Ruhun bilir…Sana yaşamak kalır…Güle güle
yaşa…
SA
6 Nisan 2013
23:14


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder