Tango’ya tutkulandığım tarih olarak
yaşam kaydıma geçen tarih 2004…Bunalımlı bir dönemdeydim ve bir çıkış
arıyordum…Dans etmek,salondaki sehpayı kaldırıp doğaçlama yapmaktı
sahnedeymişcesine…Bir gün bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştım Tanguisimo’da
Tanju Yıldırım’la…ilk dersi hatırlıyorum da…5 kişiydik salonda… 5
kadın…Şimdilerdeki gibi popüler değildi o zamanlar..Hele ki erkek sayısı o
kadar azdı ki…Adımlar, yürüyüşler,duvar çalışmaları derken ufak ufak pistte
kilometre yapmak üzere hazır hale geliyordum. Dalyan Klüp ve Tanguisimo
milongalarını kaçırmıyor dans edenleri hayranlıkla izliyordum. Ilk 3 ayın
sonunda en azından temel sorulara cevap verebilecek hale gelmiştim ve
milongalarda dans etmek için hazır hissediyordum kendimi…
Tango…Erkeğin soruları…Kadının
cevapları…ya da sessizliği…
Hiç tanımadığın birinin sorularına
cevap vermek…Dans ederken konuşmayı sevmem hiç…Büyüsü bozulur…Belki ismimi
sorarlarsa cevap verirdim nezaket icabı...Geri kalan cevaplar dansa kalmalıydı…
Uzun zaman oldu milongaya gitmeyeli…En
son geçen sene yine Tanguisimo’da Tanju hocayla 3 parçalık dans etme şansım
olmuştu…Ki emin ellerdeyken Tango’nun keyfi muazzam…Çok özlediğimi fark ettim
fakat artık sosyal tanışma platformu gibi sanki…Oysa ben sadece dansı yaşamak
istiyorum…Müziği…Kiminle dans ettiğinin önemi olmadan, akmak sadece, o 3 dakikalık parçanın büyüsünde…
ve Tango Nuevo…Dansa davet eden en
baştan çıkartıcı tür…
ve dinlediğimde gözümün önüne gelen
hayali adımlar…
Belki bir gün bir müzikalde ( gerçi
Sidikli Kasabası’nda minicik bir tangomsu dansımız var Taner’le ) doyasıya
Tango yapabileceğim bir ortam oluşur..Aklıma ilk gelen sahne Moulin Rouge ve
Roxenne tabiiki…Kimbilir…
Eski zamanlara, eski zerafet dolu
insanlara öylesine imreniyorum ki…Dansın da, oturup kalkmanın da, kadına
davranışın hatta insanlara davranışların asil olduğu zamanlar…
Dansta adab-ı muaşeret kuralları :
(Bu yazı, İnkılap Kitabevi”nin 1940
basımı Modern Adab-ı Muaşeret isimli kitabından alıntıdır.)
Takdim edilmeden bir kadını dansa
kaldırmayınız.
Daima ve hele sıcak havalarda mutlaka
eldivenle dans ediniz.
Göz işareti ile, baş sallayarak, el
kaldırarak dansa kaldırmak ayıptır.
Dansa kaldırmak için kadının yanına
kadar gitmek ve evli ise bizzat kendinden, bir genç kızsa, büyüğünden müsaade
alarak dansa davet etmek lazımdır.
Dansa, önünü ilikleyerek, davet
olunur.
Danstan sonra kadının eli öpülmez.
Dansı yapınca kadını yerine kadar
götürmek ve hürmetle ve hafifçe eğilip selamlamak lazımdır.
Dansta kadın belinden tutulmaz, kucaklanmaz,
çok sıkılmaz, kendine çekilmez, saç saça, baş başa, yüz yüze, yanak yanağa
gelinmez.
Kocalı kadınlarla kocası orada iken
manidar olacak konuşmalar caiz değildir.
Bir kadını arkadaşlara gösteriş yapmak
için alet etmek terbiyesizliktir.
Kadını fazla konuşturmak, döndürmek, sarsmak,
eğmek velevki dans icabı da olsa muaşeretsizliktir.
Gebe kadın dansa kaldırılmaz.
Ailenin bir hatası yüzünden gelmiş
olan (18) yaşından aşağı mektepli kızlar, çocuklar dansa kaldırılmaz.
Alay ve şaka için çok ihtiyarlar dansa
kaldırılmaz.
Mütemadiyen dansa kaldırmayınız.
Mütemadiyen aynı kadınla dans
etmeyiniz.
Dans etmeden önce kadının el
uzatmasını bekleyiniz.
Dansı yarıda bırakmayınız.
Bilmediğiniz dansa kalkmayınız.
Damınıza büfeden ikram ediniz. Fakat
bunda da ifrata gitmeyiniz.
Banyo yapmadan dans etmeyiniz.
Size emanet edilmiş damı zamanında
evine döndürünüz.
Kadını terletmeyiniz, müşkül
vaziyetlere sokmayınız, dans ederken kahkahayla gülmeyiniz, hızlı konuşmayınız,
kavga etmeyiniz.
Dans ederken pek laubali hareket,
ihmalkar tavır çok ayıptır.
Karınız, kızınız veya böyle çok
yakınlarınızdan biri dahi olsa; dikkatle, ihtimam ve itinayla dans etmek
terbiye icabıdır.
29 Nisan 2013 Dünya Dans Günü Kutlu Olsun :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder