Çocukluktan başlamıştı gökyüzüne merakım. Ufak yaşta Astronot olmak ister ve uzay gemisinden klasik müzik dinleyerek dünyayı izlemeyi hayal ederdim. Gözlerimi hep göğe çevirir uzay gemisi görmeyi beklerdim. Bir kaç defa da, o aklımla benzetmişliğim ya da gerçekten görmüşlüğüm (?) vardır.
Biraz daha büyüdüğümde yaz akşamları gökyüzünde kayan yıldızları saymak eğlencem olmuştu. Tekneyle çıkılan yaz tatillerinde, kulağımda Strauss ile yıldızlarda vals yaptığımı/zı hayal ederdim. 10-12 yaşlarındaydım.
İlk üniversite döneminde trenle Kocaeli'ne giderdim. Her gün, epey uzun yolum olurdu. Yolda walkman ile Tuluyhan Uğurlu'nun kasetlerini dinler dururdum. Bir gün konserine gittiğimde uzay görüntüleri eşliğinde doğaçlamalar çaldığında , koltuğa mıhlanmış, gözlerimden akan yaşlara engel olmamıştım. Herhalde 17 idim.
Evren'in büyüklüğü, bilinmezliği, çekici geliyordu... Hala da öyle…ve yüzümü her göğe çevirdiğimde yaşadığım o bütünlük hissini, bir olma halini seviyorum.
Aslında yazmak istediğim konu bu değildi.. Egolardan, maskelerden bahsetmek istiyordum. Son bir iki senedir zihnim ve ben çok eğleniyoruz bu anlamda…
Eğlenmek diyince de aklıma geldi, bugün prova sırasında odaya bir görevli girdi ve müzik direktörümüze " Bilmem kimin davulu gelmiş, bulamıyoruz " dedi… Ben ise tavuk gelmiş bulamıyoruz olarak anladım ve patlattım kahkahayı…Gözümün önünde canlanan ; bir tavuk gıdaklıyarak odada kaçıyor ve arkadasında adamcağız onu yakalamaya çalışıyor.. Sabah eğlencesi oldu bizlere :)
Neyse zihnim bu saatlerde zıplamayı seviyor. Asıl konuya dönelim.
Egoları, maskeleri , riyayı sahteyi görüyorum. O yüzden çocuklar ve hayvanlarla iletişim kurmak, yaşamımda onlarla daha çok vakit geçirmek daha çok hoşuma gidiyor. Çünkü onlar gerçek.
Aydınlanma mıdır, bir boyut değiştirme midir, adı sanı önemli değil… Bu dönüşümü seviyorum.
Unutmadan bir de ;
Bugün bir tarih fısıldandı kulağıma.. Zihnim oyun oynamayı seviyor. Ben de.. İyi anlaşıyoruz.. Bakalım 6 Haziran 2016 ne gösterecek ?
SA
26 Ocak 2015

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder