Hayat bazen oyunlar bize…
Bazen de güldürür bizi sebepsizce..
Nefes al..Sakin ol…
Gülümse hep…Şimdi..Şimdi…
Zamanı geldi , zamanı geldi
Mutluluğun zamanı geldi…
Bu sözleri Nisan ayı civarında
SizDrama ‘da çocuklarla yapacağımız müzikal için yazmıştım.Sidikli Kasabası’na
oyuna giderken Bostancı-Taksim çift katlı otobüsünde en öndeki koltukta…Ilk
duraktan bindiğimden hep boş olurdu o en öndeki koltuk ve hep oraya
otururdum.Kulağımda parçanın orjinali dönerken ( Avenue Q – For now ) bi anda
sözler akıvermişti kalemden kağıda doğru…O an yine canlandı gözümde…Tabi
oyundaki şarkıları uyarladığımız için birebir
çeviri değil…
Bazen düşünüyorum hatta bu aralar çok
daha fazla, sahip olduğumuz neler var?
Sadece kendi ruhumuz mu? Ona bile
sahip değiliz aslında…
Sahip olmak neyi gerektirir? Ya da
sahip olmamak neyi ?
Hayal kurardım eskiden…Hayaller
gerçekleşince masal biter mi?
Tek başına yeni masallar kurmak bu
kadar zorlaşır mı?
Bir an eline verilen ve sonra bir anda
elinden alınan oyuncaklar, yaşam kaynağınsa eğer, bu ülkede hayal kurmak
gerçekten zor.
Müziğe dair gelecek planım
yok…Tiyatro’ya dair yok. Öğretmenlikle ilgili yakın tarihli planlarım
var…Çocuklara müziği , müzikali sevdirmek…
Hayata dair, bu ülkede planım yok.
Ya plansız yaşamaya devam edeceğim…
Ya da hayal kurabileceğim başka
diyarlara gideceğim.
Zamanı geldi.
SA
26 Eylül 2013

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder