Nam-ı diğer Selmini, uçların insanıdır.Siz deyin 0,5 biz diyelim 0,7… 0,9 olmadığı kesin zira biraz kırılgandır her insan kadar.Çocukken astronot, orkestra şefi,buz pateni sanatçısı ve yunus bakıcısı olmak istemiştir.Aklı selim yaşlara geldiğinde bir delilik yapıp, bilgisayar başındaki kariyerinden ;hayallerinin peşinden koşmak için kalkmıştır.Hala onu sabahları sahilde bisiklete binerken , akşamları da tiyatro sahnesinde hayallerini yakalamaya çalışırken görebilirsiniz.
26 Haziran 2020 Cuma
Gece düşünleri...
Uyandım. Yine geç.
Kahvaltı yaptım. Yine geç.
Olsun. Zaman kocaman bir andan ibaret.
Gün geçiverdi. Akşam oldu. O da geçiverdi. Gece oldu.
Gece gezmeleri , dışarı çıkmadığımız için dönüştü. Yeni adı "Gece oturmaları" yada "Gece izlemeleri" ya da "Gece okumaları" ya da " Gece yazmaları" yok yok "Gece Düşünleri" olsun. Evet sevdim bunu, olsun madem.
Düşünmekten düşlere fırsat kalmadı. Belki de düşmekten korktuğumdan ya da yorulduğumdandır.
Mesleki anlamda bu sene yaşadığım iki olay beni depresyona sürükledi. Eğitmenlik yönüm devam ettiğinden çevreme, öğrencilerime hatta en yakınlarıma bile bu halimi yansıtmamak adına daha çok efor sarfettim, daha çok güler yüzümü gösterdim ve içimi yok saydıkça , kendimce ört bas etmeye çabaladıkça daha da yoruldum. Yorulmuşum. Evde izole halde olmak bu yüzden bana çok iyi geldi.
Gücümü toparlıyorum yeni yeni.
Sadece gereğinden fazla uyuyorum. Gereği her ne idiyse... Bir nedeni de var elbet iyi gelen.
Neden, niye, ne yapacağım peki şimdi, mesleği mi bıraksam, köye mi yerleşsek , geçimimi nasıl sağlayacağım diye düşünmeyi bırakıp, düş kurma faslına geçmeyi düşlemek gerek.
Müzikal Tiyatro performans sanatçılarının ait olduğu, güvencelerinin olduğu ve mesleklerini yapabilecekleri bir kurum düşlüyorum.
Büyük sahnelerde konser yapabilmek için "No name" ya da " Ünlü " ya da "bilmem kaç takipçisi var" gibi sanatı ve sanatçıyı sınıflandıran bakış açısının son bulmasını düşlüyorum.
İster doktor, ister fırıncı, ister yazar, ister işsiz, ister müzisyen, ister kağıt işçisi , ister sanatçı. Hepimiz insanız ve var olma yolculuğu içindeyiz.
Kırıp dökerek, ardından konuşarak, üzerek, küstürmek için birbirine kötülük yapan insanların olmadığı bir Dünya düşlüyorum.
Kırgınım. Kırılganım, çünkü hassasım. Yeniden , yeniden ve yine tamir edebilirim kendimi. Hatta ürün bile çıkartırım. Duygularla benim işim. Bir şarkıda hissettirebilmek, bir rolde duyguyu aktarabilmek... Olmaya çabalamak.
Hepimizin halinden yine hepimiz anlarız ya.
Gece düşünleri...
Umutlu düşlere...
Dönüşsün...
ZSAT
27 Haziran 2020
02:00
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder