11 Ağustos 2015 Salı

Minik mor kelebek...



Mutluluğun tanımı zamanla dönüşüyormuş. Az önce köpeğimizi dışarı çıkardım. Dolaşırken, birden bire mor minik bir kelebek gördüm çimenin üzerinde..O anki mutluluğum tarifsiz. Bir süre izledim, eğildim yaklaşmaya çalıştım yanına, yüzeyindeki detayları kazıdım zihnime..Sonra köpeğim başka bir yere yöneldi..Meğer bu mor minik kelebekler arkadaşlarıyla beraber hareket ediyorlarmış. Birbirleri etrafında uçarak sanki bir dans şöleni sundular.
30'lu yaşların ortasını deneyimlediğim şu günlerde, mutluluk tanımımın dönüştüğünü görüyorum.
20' lerde bir insan mutlu edebilirken, 30'larda mutlu edebilen tek insanın kendim olduğumu fark ediyorum.
Doğaya teslim olmak gerekiyor mutlak mutluluk için...İzlemek...Koklamak..Görmek...Hissetmek...Yaşamak...

Zamanla insan kendini daha da mı korumaya alıyor insan oğluna karşı..Gördükçe, izledikçe, hissettikçe, yaşadıkça. Kimbilir? Bu da benim kendimi koruma yöntemim belki de...

Not: Bu arada tam da bu yazıyı yazarken haber geldi..İptal olan turnemize gidiyoruz.

Çanakkale'ye...Oraya en son 21 yaşımdayken asker ziyareti için sırt çantamı alıp tek başıma otobüsle gitmiştim günübirlik. Ne büyük aşk...

Aşkın tanımı da 20' ler ve 30'lar arasında değişiyormuş. Şimdilerde büyük aşk mesleğim...Yani yol yine aşka doğru...

Bu yolculuklar bir yandan da içime olan yolculuklar oluyor...Ne tuhaf.. Her neyse..

Büyümek tuhaf şey...

SA
11.08.2015


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder