Yalnızlık bir seçim midir, kader mi? Seçimlerimiz mi kaderimizi çizer, yoksa kaderimiz mi seçimlerimizi belirler?
Hayatımın son şu son 2,5 yılı kendini tanıma, derinleşme ve aydınlanma çağı gibi..
Bir süredir de yıkım yaşıyorum.. Bu yıkım ölçülebilir, her hafta gözle görülebilen bir yıkım..Kimi zaman yakın arkadaşlarımın dahi seni gördüm ama ilk bakışta tanıyamadım dediği türden bir değişime sebebiyet veren bir yıkım. Birşeyler yıkılıp atıldıkça vücudumdan, ruhum dolanacak alan buluyor kendine...Daha çok düşünüyorum, ve daha çok cevap buluyorum.
Yalnızlığımın 8. yılını kutlamaya az kaldı.. Kutlanacak birşey mi diye sorsanız cevabını ben de bilmiyorum..Fakat şunu biliyorum ki ; hayatıma, yaşamıma, özüme değecek kişiyi bekliyorum. Değmek "değer" anlamında değil elbet..Dokunmak, değer katacak anlamında…
Yoksa da yoktur, varsa "elbet" gelecektir…
Bu sürede önceki ilişkilerimdeki hatalarımı gördüm, özümsedim , sebeplerini buldum kendimce..Ve kimi zaman ne kadar da boş yere üzdüğümü, üzüldüğümü..Kaprislerin, alınganlıkların ne kadar gereksiz olduğunu..Ama işte insan bu ya..Yaşayarak deneyimleyen..
Hayatımı adamayı sevdiğim mesleğim yalnızlıkla beslenir.. Belki de bu yüzdendir sebep..
Yanına giderken heyecanlanmadan gideceksem, adımlarım koşarcasına ona doğru olmayacaksa gitmem daha iyi…Zaten yalnızlık da kötü değil ki...Bir de biraz yorgunum sanki.
İncinmekten ve korkulardan uzak kalmalı artık..
Hem bahar da geldi…
25.05.2015
SA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder