Sevdalanacağı birşey kalmadığından belki de…
Ruhundaki yıkım yavaş gerçekleşiyordu…Zaman sanki daha ağır işliyor gibiydi…
Bedenindeki yıkım, sanki yıllardır bu anı bekliyormuşçasına zamanı alt üst ediyordu. Bedeninden ve ruhundan fazlalıkları atmak mıydı olağan, yoksa kendinden kaçmak ve kimi parçalarını, sanki atom bombası atmışcasına terk eylemek miydi…
Bir bedeli vardı elbet..
Yıkım var idiyse, çökmeler kaçınılmazdı.
SA
08.05.2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder