23 Ocak 2014 Perşembe

“Düş”mek ya da “Düş”memek…

Sahilde yürüyordu.Başı öne eğik. Mutluydu oysa..Sevdiği bir eşi, çocukları vardı.İşi gücü de yerindeydi. Minik bir öğleden sonra molası verip sahile atmıştı kendini,denize teslim etmişti gözlerini…Bir an düşüncelere daldı ve gözleri yerdeki yapraklara takıldı. İlkbahar mıydı , kış mıydı mevsim ? Doğa bile yanılabiliyor diye geçirdi aklından, kendi yanılgılarını düşünmek istemedi.Mutluydu oysa...
Yosun kokusu , yeni biçilmiş çimen kokusuna karışmıştı .Kimilerine güzel gelen bu koku ona iyi gelmiyordu.Yosuna alerjisi vardı. Bir defasında neredeyse suşi yedi diye ölüyordu.Ne zaman yosun koksa, aklına o tablo gelir, fena olurdu. Derinden bir gümbürtü geldi ve “hapşuuuu” diyerek gürledi..Yanından geçen kadın durdu. Ona baktı. Göz göze geldiler. Kilitlendi bakışları. O anı zamanla ölç deseler ,belki bin yıldı… Daha önce başına hiç böyle birşey gelmemişti. Hiç konuşmadan oracıktaki banka oturdular yan yana..Sessiz. İç sesleri de, zaman da durmuştu. Konuşamıyorlardı...  Adam mutluydu oysa…Sevdiği bir eşi, çocukları vardı. Evlenmesi ve yuva kurması konusunda o yıllarda ailesi ısrar etmiş olsa da, akıp gitmiyormuydu ki yaşam tam da bu saniyeye kadar…


 



OR  
           not to be continued.



SA
23 Ocak 2014
14:10


Caddebostan Nero

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder