Bazen, herşeyin bir kurmaca olduğunu
düşünürsün.Seni bu yolda sınamakla görevlendirilmiş insanlar, çeşitli zaman dilimlerinde
inci gibi dizilmişlerdir yoluna.Öyle parlarlar ki , görmeden geçmek o yoldan
imkansızdır.
Ve hepsi gibi bir gün o incinin de ,
gerçekte bir “artık” olduğunu anlarsın. Yanılsamadır gördüklerin.Yorumlarındır
kendi dünyandaki ona dair.
Bununla
yüzleşmek kolay olmaz. Düşünürsün, kalbini dinlersin.Fakat kırık kalbin susar.
Düşünürsün.
Ruhun çok gevezedir. Bu kurmacalara gelmemem gerektiğini söyler sana da, çabuk
kanarsın sen yine de aşka.
Başka yollarda,
başka zamanlarda, yalnız kalmak istersin.
Yalnız
kalmak için, içini duymak için 3 saat boyunca yoga yaparsın. İlk kez içini
duyamadığında, ne kadar acıttığını ve artık onun da seninle konuşmadığını fark
edersin.
Kararlar
alamazsın sonraya dair.
Bir daha asla….
Diyemezsin.
Çünkü
bilirsin, sevginle var olup, sevginle parlarsın.
Ve
parlayacağın tek yeri bilirsin.
Sevgini,
onu her damlasıyla hakeden sahneye ve çocuklara dağıtırsın.
SA
26 Aralık
2013
02: 22
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder