Evdeyim.
Tv kanallarına göz gezdirirken bir sokak ropörtajı çekiyor dikkatimi ve
kalıyorum o kanalda.
Soru :
Dünya nedir ?
Genç ,
yaşlı çeşit çeşit insan kendi dünyalarınca cevaplıyorlar.Kimi diyor ki
yaşadığımız yer,kimi diyor yuvarlak,kimi diyor internet dünya oldu artık kilometrelerle
değil ekran inçleriyle ölçülülüyor mesafeler.
Durup
düşünüyorum. Dünya nedir? Diye..Duygusal olarak dünya nedir?
Her bir
insanın kendi dünyası var , bu koskoca sandığımız dünyanın içinde yaşarken.
Beden , bu dünyadan ayrıldığında içimizdeki dünyayı da mı terk eylemiş oluyoruz
acaba? Yoksa o dünya ruhumuzda mı?
Kainata
baktığımızda ( bakabildiğimiz kadarına ) Dünya küçücük aslında..Hele
insan..Miniminnacık..Fakat ne kadar da büyük sanıyoruz kendimizi..Hele ki
cebinde, üzerinde sayılar bulunduran o kağıtlardan bolca bulunanlar.
Bu
dünyada o kağıtlar açıyor kapıları..Belki rahat yaşamayı vaad ediyor, bu
dünyada dilediğin gibi yaşamayı..
Dünya.
Her canlı bir dünya…Dünya’dan bir parça..
Dünyanın
bütün nimetlerini sunsalar da bazen eksik kalan şeyler olabiliyor. Örneğin aşk.
Kendi dünyana benzer, ya da kendi dünyandan zıt olana ulaşma arzusu. Belki
ayna..Baktığında, aynını gördüğünü sandığın, fakat aslında simetriğin olan.
Dünya;
bugüne kadar milyarlarca canlıya ev sahipliği ya da sahibeliği yapmış
centilmen, hanımefendi, ikramkar, cefakar, vefakar yer.
Kavgalara,
beton yığınlarına, kimyasallara ve birçok insan işi kirliliklere rağmen,
güneşin doğuşu ve batışıyla , gecesiyle , gündüzüyle , denizleri, ağaçları,
toprağıyla her gün bize güzelliklerini sunan yer.
Dünya,
diğer yarımızın yaşadığı yer.
Dünya,
insani hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz yer.
Dünya, en
büyük sahne. Rol değil, olmak için.
Dünya,
bir gezegen.
Dünya,
bir nokta.
Dünya,
bir toz bulutu.
Dünya,
bir zerre.
Dünya,
bir insan.
Dünya,
sen.
Sen,
dünya.
SA
19 Aralık
2013
Nilüfer'den Dünya Dönüyor gelsin o halde :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder