Umutsuz bir yazı yazmak istemiyorum.Fakat içerisinde bulunduğum ruh hali, ışıltılı cümleler kurdurtmuyor şu aralar…
Yeni yıla ne çok anlamlar yüklenir değil mi? Dilekler dilenir.Yeni başlangıçlar , hedefler belirlenir.
Bu, tabiiki de güzel birşey. Öyle , yeni yıllara çok anlam yükleyenlerden değilim. Belki çocukken daha mı heyecanlıydı ruhum diye düşünüyorum da. Hayır. Tombalayı severdim çok. Bir de bize gelen misafirleri izlemeyi. Müzik yapılırken dinlemeyi. Anneanneciğimin sesini…
Dün , müzikal dersimin sonunda öğrencilere sordum.Yeni yıldan ne diliyorsunuz ? diye.Kimi derslerinde başarı, kimi yeni kıyafetler derken…Bir tanesi dedi ki …Anneannemi…
Keşke yılın son gününde, sevip de kaybettiklerimizle birarada olsak.Ve yeni yıla hepbirlikte girsek. Sonra belki yine gitseler, ama yine de eskiyen yılda neler yaptıklarımızı anlatsak, sarılsak, koklasak, onları dinlesek.Ve bir sonraki yılın son gününde, yeniden göreceğimizin umuduyla başlasak yeni yıla.Ne güzel olurdu.
Bu yıl sadece bir şey istiyorum yeni yıldan…
Samimiyet.
Sevgide samimiyet.Dostlukta, arkadaşlıkta, yeni tanıştığında, 40 yıllık dost olduğunda, övgüde, yergide.
Manevi birikimlerimi ruhuma sığdıramadığım şu günlerde; samimiyet, dinlenmeme ve toparlanmama yardım edecek umuyorum.
Ve herkese ; ihtiyacı olan her ne ise, mutlu ve huzurlu olabilmesi için, onu diliyorum.

Hoş gel ve hoş kal




