12 Kasım 2015 Perşembe

Uzak...


Üşüyor olma hali...Parmak uçlarından avucuna ve oradan tüm bedenine yayılan buz kesme hali. Havanın ısısından bağımsız. Sanki bir iç organı yok olmuş gibi...Bir parçası eksilmiş gibi...

Tanıdık mı?
Böylesi değil.

Varlığında nasıl ısınıyorduysa ruhu, yokluğuna alıştırma çabasında da o denli soğuk.

Hep bir umut barındırıyor muydu içinde? Zaman zaman...
Bu defa farklı.
Tekrar kopartılmış gibi acıyor canı...Durup dalarken gözleri, kimi zaman eşlikçisi oluyor yaşlar...

Üşüyor olma hali...Ayaklarından topuklarına, damarlarından ruhuna işleyen soğuk, sessiz kış gibi.
Kış uykusuna yatmalı belki.

Daha önce yattı mı hiç?
Böyle değil.

Ilıtmaya çalıştıkça , artık ılınmadığı anlamıştı. Oysa her defasında kendini ısıtmaya yetiyordu harı...
Bu defa başka.
Artık ılıtmaya da gücü yoktu. Tükenmiş, kopartılmıştı.

Elleri soğuk...
Damarları gri...İçinden akan yaşam sıvısı yorgun, heyecanı kayıp , mutluluğu tasarruflu.

İçinden gelen, artık gelmiyordu...Gitmişti. Nereye olduğunu bilmediği uzaklara.

SA
13 Kasım 2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder