Nam-ı diğer Selmini, uçların insanıdır.Siz deyin 0,5 biz diyelim 0,7… 0,9 olmadığı kesin zira biraz kırılgandır her insan kadar.Çocukken astronot, orkestra şefi,buz pateni sanatçısı ve yunus bakıcısı olmak istemiştir.Aklı selim yaşlara geldiğinde bir delilik yapıp, bilgisayar başındaki kariyerinden ;hayallerinin peşinden koşmak için kalkmıştır.Hala onu sabahları sahilde bisiklete binerken , akşamları da tiyatro sahnesinde hayallerini yakalamaya çalışırken görebilirsiniz.
12 Kasım 2015 Perşembe
Uzak...
Üşüyor olma hali...Parmak uçlarından avucuna ve oradan tüm bedenine yayılan buz kesme hali. Havanın ısısından bağımsız. Sanki bir iç organı yok olmuş gibi...Bir parçası eksilmiş gibi...
Tanıdık mı?
Böylesi değil.
Varlığında nasıl ısınıyorduysa ruhu, yokluğuna alıştırma çabasında da o denli soğuk.
Hep bir umut barındırıyor muydu içinde? Zaman zaman...
Bu defa farklı.
Tekrar kopartılmış gibi acıyor canı...Durup dalarken gözleri, kimi zaman eşlikçisi oluyor yaşlar...
Üşüyor olma hali...Ayaklarından topuklarına, damarlarından ruhuna işleyen soğuk, sessiz kış gibi.
Kış uykusuna yatmalı belki.
Daha önce yattı mı hiç?
Böyle değil.
Ilıtmaya çalıştıkça , artık ılınmadığı anlamıştı. Oysa her defasında kendini ısıtmaya yetiyordu harı...
Bu defa başka.
Artık ılıtmaya da gücü yoktu. Tükenmiş, kopartılmıştı.
Elleri soğuk...
Damarları gri...İçinden akan yaşam sıvısı yorgun, heyecanı kayıp , mutluluğu tasarruflu.
İçinden gelen, artık gelmiyordu...Gitmişti. Nereye olduğunu bilmediği uzaklara.
SA
13 Kasım 2015
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder