21 Haziran 2015 Pazar

Gündelik üstü olmak & Gülümsemek üzerine...

Az önce Gülümsemek başlıklı bir yazı yazma kıpırtıları belirdi zihnimde, kıvılcımlar çakmaya başladı . Kıvılcımlar sönmeden, ne çıkarsa iz olsun kağıda derken, annem seslendi içeriden..
Selmiiiin, gelseneee harika bir program vaaaar..
TV'de Ayla Algan ile ev sohbeti vardı ve ne yazık ki sonuna denk gelebildim. Çocukken Şehir Tiyatroları'nda yaptığımız dersler geldi hatırıma, an'lar…Çekingen bir çocuktum ve çember içerisinde otururken beni bir hikaye anlatmam için çember ortasına aldıklarında çok utanmış, yere bakarak hikayeyi anlatmaya çabalamıştım..Öyle güzel bir örmek vermişti ki Ayla Algan, devekuşu kafasını toprağa gizler kendinin gorünmediğini sanar diyerek..7 yaşlarındaydım..Hala kulağımda çınlar..

Bugün dediği cümle ; son 7 dakikadır kulağımda çınlıyor.."Gündelik üstü olmak"..Yaratıcı olmak. Bu illa ki sanatçı olmayı gerektirmiyor, diyordu.. Sezer nenemin lahana dolması ve çilavı hala akıllardaysa ölümsüz olmuştu bile…

Gün içersinde yaşamlarımızda ne çok şey akıyor, zamanla paralel..Son birkaç senedir yaptığım herşeyde bunu yakalamaya çalıştığımı fark ettim. Düzenlerden feragat etmek, aslında bir nevi özgürleşmek..Gündelik üstü olmayı deneseniz ya…Kendiniz için…

Günümüz insanının gözlerine baktığımda neler görüyorum..Kendini ispat etme çabası, kendini övme, kendi reklamını yapma..İnsan bir ürün mü ki reklamı olsun…Ya da insan hayatı matematik formülleriyle ya da mantıkla açıklanabilir mi ki ispatı olsun…
Herneyse…
Bu aralar bolca gülümsüyorum.

SA
21.06.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder