6 Nisan 2015 Pazartesi

-iye kadar...

Yağmur yağıyordu. Pencereden dışarı bakarken, birdenbire bir karga ile göz göze geldi. Karga sordu ona, ağzındaki yemi kenara bırakarak.."Çağırdın mı onu ?"
Ağzındaki yemeğini kaptırmak pahasına bu soruyu soran kargaya tam cevap verecekken, karga aldı yemini ve gitti..Cevabıyla onu baş başa bıraktı.

Düşüne dururken, aniden kara bir kedi geçti pencerenin önünden…Kadının ona baktığını görünce durdu, kuyruğuyla selam verdi ve " maauuuww" dedi.. Kadın gülümsedi…Kedi bir kez daha "maaauuuww" dedi bu kez daha yüksek bir tonda…Kadın kafasını salladı. Kedi , su yeşili gözlerini onaylarcasına kırptı ve uzaklaştı…

Dışarıyı izlemeye devam ediyordu..Birçok gizemin sırrı, cevabı doğada gizliydi..ve yağmurda ıslanan çimlerde bir hareketlenme ilişti gözlerine.. Yan yana duran çimler , rüzgarın şarkısıyla birbirlerine sarılmış dans ediyorlardı. Kapattı gözlerini , rüzgarın şarkısını dinledi. Kökü toprakta, başı gökteydi o an...Hücrelerinin ruhları ile benliğinin ruhu birbirine sarılmış, dans etmeye başlamışlardı. Sonsuz bir uyum içindeydiler.. Gülümsedi..

Gözlerini gökyüzüne çevirdi sonra..İki kuş yan yana uçuyordu…

Bir kez daha çağırdı.. O gelesiye kadar, göresiye kadar, fark edesiye kadar bu diyardan gitmemeyi umud ederek…


6 Nisan 2015
SA


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder