22 Nisan 2015 Çarşamba

Görece...

Hava ılıktı fakat biraz bulutluydu.Yağmur ha yağdı ha yağacaktı.. Yağmur değdi miydi toprağa, susamış kana kana su içer gibi yağıyordu buralarda..Sanki suyu çağıran toprakmış gibi..Toprak farklıydı da, bulut desen aynı buluttu..  Çocukların eve gelme vaktine az kalmıştı.. Kalan işlerini bitirmeye yeltendi.. Saate baktı.. Öğlen olmuştu. Saat 4'ü 10 geçiyordu..

Mevsim, şaka yapıyordu..Takvim Nisan'ı gösteriyor olsa da sanki Kasım gibiydi…Birşeyler olmuştu Nisan'a aşık mı olmuştu ki böyle kasım kasım kasılacak ne vardı? Yorgun bir günü geride bırakmıştı. Eve geldi, yiyecek birşeyler hazırladı kendine. Sonra bir film açtı. Romantik Komedi.. Ne tuhaf, hem romantik hem komik nasıl oluyordu…Gerçek hayatta kendine aşkla bakan gözleri özlediğini hatırladı. Keşke hatırlamasaydım diye geçirdi içinden..Yağmur sesi duyuluyordu dışarıdan.. Saate baktı. Saat 00:10 olmuştu.

Güneş penceresinden göz bebeğine sızdı. Tek gözünü açtı, yarı yumuk saate baktı..Daha alarmın çalmasına vakit var diyerek, uykunun o tatlı haline teslim oldu..Rüyasında birşey görmemişti..Hayret ! Oysa zihni geceleri onu yalnız bırakmazdı. Yarı uyur yarı uyanık, hayalle gerçek arası birşeyler görmeye başlarken saatin alarmı duyuldu..Eliyle yokladı saati..Bulamadı.. Uyanabilmek için uzağa koymasını öğretmişti son sevgilisi..Gideli epey olmuştu, ardından bakmıyordu artık..Sabah sabah nereden aklıma düştü yine derken, kalktı ve alarmı kapattı. Saate baktı. Saat 08:10 olmuştu.

Zamanda yolculuk var idiyse, şu an yaşanıyor olmalıydı.. An , herkes için şu an..Fakat kimi hala 22 Nisan tarihini yaşıyor, kimi 23 üne geçti bile. Zamandaki görece…Sevgideki görece…

Seni seviyor diye onu sevemediğin gibi, onu sevdiğin için seni sevmesini bekleyemeyeceğin gibi…

SA
01:16
23 Nisan 2015



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder