29 Aralık 2014 Pazartesi

Uzun lafın kısası...

Güneşli havada insanın içi ısınıyorsa,
İlkbahar çiçekleri tomurcuk verdiğinde, ruhun da tomurcuk veriyorsa
ve fırtınada dalgalar delicesine dans ederlerken, içerde bir yerlerde fırtına kopuyorsa…

"Hava değişimi" ve "ruh" arasında bir bağlantı var diyebilir miyiz?

Yoksa askerde morali bozulan askere neden "hava değişimi" izni versinler ki ?

Bu sabah İstanbul fırtınalı bir güne uyandı. Vapur seferleri iptal oldu ve deniz, sadece cesaret edebilene yüzme imkanı tanıyordu.
Hani iyi bir müzik dinlersin, hücrelerin coşar ve taşar…İşte ;  doğanın müziği de denizi bu sabah böyle etkilemişti anlaşılan..

Şarkı söylemek, ruhumu ifade etmeme vesile...Bu dünyadaki var oluşum nedenlerimden biri…
Sabah aldığım haber, ruhumda dalgalara sebep olan, içimde fırtına kopartan, denizle eş zamanlı taştığım  dakikalara neden oldu.

Yarın, yani aslında bugün hayatımda anlamlı bir gün olacak…

Havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun demişti ya şair… Şair dememiş miydi ?
Tabii ya hava durumu spikeri değil miydi onu diyen…

Uzun lafın kısası ;  "Havalar nasıl olursa olsun, aşkınız daim olsun."

SA
30 Aralık 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder