16 Ekim 2013 Çarşamba

Small umbrella in the rain...

Yağmur suyu berekettir. Yağmur suyu hasrettir. Yağmur suyu dünyanın gözyaşlarıdır. Toprağa akan milyonlarca insanın gözyaşının iade-i afiyetidir yağmur suları. Tuzludur biraz.Sağanakta ruhu temizler nevi şahsına münhasır sesiyle...

Ve şemsiye...

Yağmurdan koruyan bir araç gibi gözükse de romantik bir tarafı vardır..Bir sığınak...Delicesine ıslanmak da bir seçim, şemsiye ile kısmen korunmak da...Yağmurlu havalarda yürüyüşe çıkmamak da...Peki hava günlük güneşlikken aniden yağan yağmura ne demeli?

Gökkuşağını getirir...

Ve yağmurda dans...Hep özlemini yaşadığım an..Sahilde dalga sesleri ve yağmurun eşliğinde, loş bir spot ışık altında, sevgiliyle yapılan Tango...

Yağmuru konu alan birçok film, şiir, şarkı vs var tabii. Fakat beni etkileyen bir şarkı, bu yağmurlu İstanbul akşamında kulağıma dolandı.

Little Woman isimli Müzikal'den Small Umbrella in the rain..

http://www.youtube.com/watch?v=Eob_h7SxdYs


Şarkının ismi dahi o kadar tatlı ve sıcak tınlıyor ki insanın aşık olası geliyor. Küçücük bir şemsiyeyi paylaşmak... Ya da delicesine sırılsıklam olmak, tüm farklılıklara rağmen...


SA
16 Ekim 2013
Kanlıca



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder