Önce özenle hazırladım her bir
malzemeyi…Kendi kafama göre yapmak istedim.Bir yerlerden okumadan, tariflere
bakmadan…İçgüdüsel…Olur sandım.
Damla sakızını unufak ettim önce
özenle…Aktardan almıştım,mis gibi koktu mutfağın her bir yanı…Derin derin
çektim içime…Pek severim.
Sonra limonları doğradım,ince ince…Miktar-ı
kafi toz şekerle birlikte kaynamaya bıraktım.
Başında durmak gerekirmiş.
Limon reçeli yerine, acı ve kahverengi
limon macunu elde ettim.
Hayatta sevdiğimiz, özenle
yaklaştığımız, kimi zaman kokusunu derinlere çektiğimiz insanlar…Onların da
başında mı durmak gerekiyor yanmamaları için?
Bazen bir bakıyorsun, hayatına tat katarken, göz açıp kapayana kadar acıya çalıvermiş sende bıraktıkları tadları…
Bu kez direnmedim ve internetten tarife
baktım.Meğer limonları önce, hem de iki kere suda kaynatmak gerekiyormuş.Acısı
çıksın diye…Tekrar deneyeceğim elbet…
İyi de…hayatta ne yapmak lazım gelir ? Google amca, sorsam sen bilir misin?
SA
20 Ağustos 2013

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder