Serhan Şeşen Derneği'nin bu akşamki konuğu Ayşe Gencer...Caz dinletisi...Şu an saat 18:33...
Pencere açık, koltukta oturuyorum. Tatlı bir boğaz esintisinin omzuma dokunuşuyla kitabımın hayal dünyasındayken, birden bire bir ses ile uyanıyorum. Piyano ve muhteşem akorlar...
Evet, sound check alınıyor ve ardından trompette İmer Demirer bu akorlara eşlik etmeye başlıyor.
Ne şans...Ne büyük şans...Müzik, bahçede, yanıbaşımda.
İçimde birşeyler taşmaya başlıyor..Vücudumda dolaşan kan, sinirlerim uyanıyor ve yaşıyor olduğumu hissetmeye başlıyorum. Şarkı söyleme hissiyle doluyor ve müziğin o büyülü dünyasını ne kadar çok özlediğimi fark ediyorum.
Sanki yüksek debili bir bir nehirde bedenini suya teslim etmek gibi...
Uçaktan serbest atlayış yapıp ve paraşüt açılıncaya kadarki heyecan ve sonra sonsuz mavilikte süzülürken yaşadığın huzur gibi...
Göz yaşlarının içine neler biriktirebilir insan?
Özlemlerini?
Umutlarını?
Hayallerini?
İşte onlar hep bende kalsın diye akıtmıyorum.
Müzik; hayatımın en anlamlı gerçeği ve düşüsün.
Beni n'olur sakın bırakma !
SA
30 Ağustos 2013
Kanlıca

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder