24 Mart 2013 Pazar

Etik...tik...tik...




Etik; yanlışı doğrudan ayırmak amacıyla ahlak kavramının doğasını anlamaya çalışıyor.Toplumsal yaşamda karşımıza birçok yerde çıkmasının yanı sıra bilimde de etik sözkonusu.Biyoetik,çevresel etik vb...Söz etmek istediğim konu, sahne etiği ya da sanatsal etik.

Özgürlük,kelime anlamıyla ; Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî…



Peki sorum şu :
Sahnede özgür olmalı mıyız?


Sanat ; bir nevi duyguların dışa vurumuysa eğer, kısıtlanmış duygular sanatın özgürlüğünü yok etmez mi?

Peki bir insanın özgürce yaşadığı bir duygu, örnegin öfke, sahne üzerinde icra edilen sanatı olumsuz yönde etkilerse buna ne denilmeli? Ne yapılmalı…

Basit bir kelebek etkisi…Bir kişinin sahne üzerinde fazla özgür davranması, dalga dalga yayılarak sahne üzerinde onlarca küçük siyah kelebeklerin uçuşmasına neden olabiliyor..

Sözkonusu sanat olunca doğru ya da yanlış yok. O zaman etik de mi yok !
Hem doğru kime gore neye göre doğru ?

Kafa karıştıran bir yazı mı? Kafayla barıştıran mı? Herşeyin sırrı “BEN” de gizli…Ego…Ego etiği…Egosal travmaların kelebek etkisi…Etik...tik...tik…


24 Mart 2013
SA

2 yorum:

  1. Sahne etiği olduğu gibi işin içinde bir de "sanatsa estetik" vardır. Tüm bunlar olmazsa hepsi "yitik" bir durumu doğurur ki o da sahne ve sanatsal anlamda sonun başladığı noktadır...

    YanıtlaSil
  2. Ülkemizde ne yazık ki korktuğum nokta bu...Sanat yapmaktan birşeyler üretmekten ziyade, insanlar lego oynar gibi oynadıkları için birbirleriyle ilerlememeye mahkum oluyoruz.

    YanıtlaSil