25 Temmuz 2013 Perşembe

"Düz"



Susmak istiyorum...Tamamen susmak...O dingin sese ulaşmak...Gözlerimi kapatıp durmak istiyorum...Tamamen  durmak. O dinginliğe ulaşana kadar...İçerde konuşulanlara kulak asmadan, kurgularla, kuruntularla yormadan ruhumu...Belki bir süre, sessizce, hiç kıpırdamadan.


SA
25 Temmuz 2013

21 Temmuz 2013 Pazar

Güniz Bilge...



Bazen, insanlar gider...Kimi isteyerek,kimi doyamadan, zamansız...Her nereye gidiyorsa giden, bedeni hangi formu alıyorsa da, ruhu her yerde...Özlemek...Ayrı konu...Bencilce fakat insani bir duygu...Kimi zaman bir melek olarak yolda beyaz bir tüy olur, kimi zaman yolda yürürken benzer bir yüz , kimi zaman bir söz, çoğu zaman şarkı...Özlüyoruz...Özlüyorum. İyi ki doğdun...







14 Temmuz 2013 Pazar

Yara




Kulağım ile ruhum arasında yol alan şarkı şu sıralar “You and I” … Bilinenden bilinmezliğe giden ve bir gün bilinene yol alacak…Bu kez ruhumdan ruhuna akacak…Açtığın zaman kapılarını…Belki bu zaman diliminde, belki de bambaşka bir zamanda , başka bir dönemde, kimi tamamlanamamışlıklar tamamlandığında…

Bazen sevişir ruhlar…Bir olur…Bir defa olur bu…Bedenlerse…Geçici…Sonunda çürüyor…Bedenen kimin yanında olduğunun da önemi yok o yüzden…Fakat biliyorum ki ruhun da gitti bu dönemde benden…Eskisi gibi coşamıyor çünkü ruhum, köpürmüyor…Durgun…


Elimde bir yara çıktı…Sol elimde, kalbe giden damarların geçtiği yerlerin yakınında…Kalp şeklinde…Meditasyonda gördüğüm renk, hep yeşil…Kalp çakrasının rengiymiş meğer…Neden hep aynı rengi görüyorum diyordum kendi kendime…
Şöyle tanımlardım bendeki seni…Sanki eskilerde zamanın bir yerinde "bir"dik…Sonra bir şekilde koptu ruhlarımız ve zamanın başka bir yerinde yeniden buluştu… Eksikti bir şey …Tamamlanması gerekenler bitmemişti ve tekrar "bir" olamadık.

Ya hikaye kurmacayı seviyorum aklımla ya da gerçekten bu işaretlerin bir anlamı var ( olmalı) …

Yara iyileşecek elbet…Şarkılar önce kulağımdan ruhuma, sonra ruhumdan gökyüzüne ulaşacak sesimle…ve biliyorum ki havanın hafızası var…Kimbilir, belki farklı bir zaman diliminde ulaşır sana yeniden…



SA


11 Temmuz 2013 Perşembe

Form...ve değişim...


Bir kadın…Bir kadın daha…ve sonra yine bir başka kadın…Aynı son ve tarih tekerrürden ibarettir sözünü ispatlarcasına….
Sahiplenmiyor göründüğümden belli ki…Ruhu sahipleniyorum oysa ki…Bunu anlayamamaları mı, anlatamamam mı, yoksa anlatma çabamın olmaması mı hata…Ya da hata var mı? Bilemiyorum.


Beni daha da öz-gür-leştiren insanlar.     (http://selmini.blogspot.com/2013/04/oz-gur-luk.html )



Hayatımda iz bırakan…Ruhumu ve mesleğimi, beni besleyen.Gitseniz de kalsanız da…Yaşamımın bir parçasısısınız…Sizi unutmak istemem.Ve öğreniyorum katılaşmayı..Eridikten sonra aynı formu almak zor da olsa…






SA

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Bilirsin...


Bazen elin kolun bağlanıverir…Bedenin kıpırdayamaz da için kıpır kıpır oluverir. İki lokma yemek, geçemez boğazından..Köprü olur sesin, ruhunla kulağın arasında…

Bazen bir ses duyarsın…Bir nefes…O an olan olur işte!

Yenilenmeye direnen ruhun canlanır yeniden…Bir ses ile…

Bilirsin yine de belki bir avutmaca, belki elimin üstünde kimin eli var oyunu.Elin üstte kalmıştır ve diğer iki el , elele yürüyordur şimdi gectiğin ve gülümseyerek hayal kurduğun yollarda.

Yakın zamanlarda…Farklı hayatlarda…Seçimler yapılmıştır. Yolunda yürümeye devam edersin.Kimi zaman yorgun,kimi zaman umutsuz, biraz kırgın bir yanın. 

Düşlerin düşmüştür ellerinden…Dokunmaya kıyamadığın.

O an, bir yıldız görürsün,
bir kuş geçer…Bilirsin.


SA
01 Temmuz 2013
Niğde

Ada'nmışlıklar...


Ada…Etrafı denizle çevrili kara parçası…Şimdiki halimi tanımlarcasına…Bir adayım ben.Etrafım denizle çevrili…Yaklaşmaya çalışanın ya gemisi batıyor, ya yandaki diğer adalara çevriliyor dümeni… Kayalık olsa gerek kıyılarım.Belki de bir iskele inşa etmeliyim. Zira, ayak basana kadar adadaki zenginlikler ve yoksunluklar fark edilemiyor..

Ada’nmışlık…Kendi uydurmacam…Beni mutlu kılan…Yüzlerce çocuğum…Bu yaz eklenen yenileri…ve bu yaz eklenip beni derinden etkileyen yenileri…Ada’nmışlık…Mutlu olma sebeplerimden…Sahne ve sahnede olma hali…Olmaya çalışma hali…Yaşamda olmaya çalışma haliyle keşişen ve gerçekleştiremediklerimi ya da gerçekleştirmekten korktuklarımla yüzleştiğim yer…ve seyirciler…Seyir halindeyken aldıkları bir nefeste katkım var belki…

Adanmışlıklarımla yaşamak beni mutlu ediyorken yine de ara ara sorguluyorum eksik kalmış, yarım yaşanmışlıkları..Neden, niçinlerle…
Hem, kim tamamlanabiliyor ki ? Hadi bu da bir teselli olsun…Bir nefes…Aldığım…Verdiğim her nefesi dibine kadar solumuş olma halinde tamamlanmaya doğru giden yolda…

SA
29 Haziran 2013
Sabiha Gökçen Havalimanı
Istanbul – Niğde yolu uçağı beklerken