Eskilere özlem duymak,geçmişte tutuklu kalmak mı? Bilmiyorum.Özlüyorum sadece...
Eski dekorasyonları,eski kentleri,eski insanları,eski aşkları...
Herkes herkesle bağlantı halinde artık.Özleyip sesini duymak , halini hatrını sormak için yüzünü görmeye gerek yok.Telefondan bir Alo,sosyal paylaşım sitesinde bir selam çaktın mı tamam.
Özlem duyanınız var mı? Mektup yazmaya...Eşini,dostunu,sevdiğini görebilmek için bir öğlen yemeğinde buluşmaya..
Yıllar önce,üniversite ikinci sınıftaydım.Bir sevdiğim vardı.Beni görebilmek için,ders aralarında sohbet edelim,dersim bittiğinde eve dönüş yolunda birlikte vakit geçirelim diye dersinin olmadığı günlerde de okula gelirdi.
Kitapların arasına konulan küçük notlar..Mektuplar..Cep telefonu yeni yeni kullanılmaya başlanmıştı teknoloji çılgınlıgı mesajlaşlaşmalar..Hepsini kağıtlara yazmıştım..Hala durur.Kıyamam atmaya..Atamam.
Bundandır belki korkularım yeniden sevmeye.Derinlerde yuzmeye alışana,sığ sular "sığ" gelir.
Ben de bu teknoloji çarkının içine girmiş olsam da özlüyorum eskimoda aşkları.
Antika satan mağazalardan geçerken,vitrinin önünde durur hayal ederim.O fincanlarla zamanında ne sohbetler yapılmış kimbilir diye..ve çok da severim kullanmayı dikkatlice tabii.Ne de olsa geriye kalan tek şey eşyalar..Bir de anılar...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder