6 Nisan 2013 Cumartesi

ÖZ-GÜR-LÜK





Özgürlük,
Sabah mutlu uyanabilmek…
Rüzgarı yüzünde, hatta iliklerinde hissetmek…
Gökyüzüne bakmak…
Gökyüzünden bakmak…
Sevmek, sualsizce…
Yalnız başına seyahat etmek…
Yalın ayak yürümek…
Nefes almak…
Rüya görmek…
Yağmurda dans etmek, su birikintilerinin ortasına atlayıp etrafa su sıçratıp eğlenmek…
Gülmek, sebepsizce…
İyi ki leri çoğaltmak…
Toprakla oynamak…
Denizde, dalgalarla ve balıklarla dans etmek…
Öz’ü neyin içine koyup çoğaltıyorsak, odur aslında “öz-gür-lük”  …


SA
6 Nisan 2013

14:44

5 Nisan 2013 Cuma

Endoplasmic Retikul...


“Siyah beyaz tuşlarında piyanomun, seni çalıyorum şimdi” diye başlardı Özdemir Asaf’ın şiiri… Aslında hep aynı kişiye doğru içeriden bir yerden çıkan seslerdi piyanoyu ve odayı renklendiren. O hiç gelmemiş kişi, merak edilen,inatla beklenen…





Peki, ya bir gün aniden gelirse?

Elin ayağına dolanır bir yandan , diğer yandan huzurun ötesini hissedersin içinde…
Bir yandan delicesine konuşmak istersin, diğer yandan susmak…
Hem koşmak istersin, hem durmak…
Aynı anda hem gülüp hem de ağlamak…
Tatlı acı sosun çekiciliği gibi…
Dalgalı denizde zıplayıp çocuksu oyunlar oynamak, süt liman denizde yüzmenin verdiği o tatlı his gibi…
Çok şey bilip, hiç birşey bilmemek gibi…
Sevmekten korkmamanın zamanı geldiğini haber eder hücrelerindeki endoplasmic reticulum, sen duyamasan da…Hücrelerin bilir..Ruhun bilir…Sana yaşamak kalır…Güle güle yaşa…


SA
6 Nisan 2013
23:14

4 Nisan 2013 Perşembe

Kalabalık...




















Aynı göle kıyısı olan evlerde
Senin oltandan kaçan balığı ben yakaladım belki
Ya da tersi...

Belki o gölde balık yoktu..
Belki balık tutma oyunu oynadık karşılıklı,habersiz
Aynı göle kıyısı olan evlerde.

SA
Aralık 2011

3 Nisan 2013 Çarşamba

HİÇ...


Bazı kelimeler var…Tek başına anlamsız gibi gözüküp aslında çok derin anlamlar içeren…


Deniz kabuğu, içinde inci olduğunu bilir ama dışarıya göstermezmiş gibi…








Ağacın görünmeyen ve toprağı sarıp sarmalayan kökleri gibi..

İçine kapalı insanların dışarıdan 

soğuk gözükmesi, fakat çoğunlukla içerde fırtınalar kopuyor olması 

ve bunu sadece kendinin bilmesi gibi…gibi.. gibiler…




“Hiç” bunlardan biri…Hiç’liğin içinde derin anlamlar ve “Var” var…

 “Var” ın içinde de “ Hiç” var…Ying ve yang gibi…

- Sen hiç ateşböceği gördün mü?

- Sen hiç aşık oldun mu?

- Ne düşünüyorsun?  
 - Hiç...


İçinden varlık akan ,yaşam kokan cümleler…Vee hiç birşey için geç değildir.Varlığı da yokluğu da , hiçliği de doya doya yaşamalı, insan olabilmek için…



SA
3 Nisan 2013


2 Nisan 2013 Salı

Dolunay


Sensizliğin bilmem kaçıncı günü..
Dün gece dolunay vardı
kaç dolunay geçti sensiz, saymayı bırakalı...
Ve nice gök gürültüleri
İçimde...


SA
2006

1 Nisan 2013 Pazartesi

Eski fotoğraflar ve hatıralar...


Bugünlerde duygularım taşıyor..Mutluyum, dengeliyim hem de hiç hissetmediğim kadar…Gözümün kenarında bir yaş hazırolda bekliyor. Akmak için “Rahat” dememi beklercesine…
Bu sabah sahilde güzel bir kahvaltı ve sohbet sonrasında eve geldim.Odamı kaç zamandır ihmal ediyordum biraz şefkate ihtiyacı vardı…Becerebildiğim kadar temizledim.Çok iyi değilimdir bu işlerde… Toz alerjisiyle birlikte sıkıntılı bir duruma dönüşebiliyor her ne kadar terapi etkisi de olsa…Herneyse, geçenlerde bir çerçeve almıştım ,dokuz adet fotoğraf koyma kapasitesi olan.Fakat içerisine koyacak fotoğraf araştırmasına girememiştim bir türlü, hem geçiştirmek istemediğimden hem de birçok fotoğrafın aslında sanal albümlerde olduğunu hatırlayarak…Gün bugündür dedim eski fotoğrafları çıkarttım kutularından…Zamanda yolculuk…Anılar…Anneanneciğim, dedeciğim,babaanneciğim,annemin ve babamın gençlik fotoğrafları,benim ve kardeşimin bebeklik ,çocukluk fotoğrafları…O günlere gittim geldim birkaç zaman dilimi içerisinde…Zamanda yolculuk varsa eğer hangi döneme gitmek isterdim diye düşündüm..Annemin ve babamın gençlik ve çocukluk dönemlerinde onları görmek…Anaokulunda olduğum dönemde ,müzik öğretmeni olup kendimi öğrencim olarak tanımak…Berrak’ın doğduğu gün 28 yıl once bugünü tekrar yaşamak..Hala hatıramdadır camlı odadan babamın kucağında onu ilk gördüğüm an…

Ruhum “Rahat” diyor…Yaşlar akıyor…Seneler geçiyor…Hep mutlu, hep birlikte, güzel anılar biriktirdiğimiz,geleceğe güzel izler bırakabileceğimiz günlere…
Çünkü biliyorum ki en kıymetli miras, hatıralar….



SA
1 Nisan 2013




Berrak ablasının kucağında :) 28 yıl önce...1985


     Dedeciğim,babaanneciğim,anneanneciğim, annecim ve Selmini Erdek'te...1983


Dedeciğim, anneciğim ve anneanneciğim...Sene 1969



Selmini anaokulunda... Sene 1984